« Önceki | Sonraki »

13/4/2006

Hürriyet ve Başörtüsü

 Kartel  medyasının Amiral Gemisi Hürriyet , 11 Nisan 2006 tarihinde Ankara temsilcisi Nur Batur imzasıyla "Türbanı yüzünden atılan öğretmene bir ret de BM'den "  başlığıyla bir haber yaptı. Başlık ilk bakışta başörtüsü yasağının BM tarafından onaylandığı izlenimini veriyor. Dahası ve asıl üzücü olanı Hürriyet bu haberden son derece memnun olmuş gözüküyor.Ama başlığın altındaki spotu okuyunca  başvurunun aslında esastan değil usülden reddedildiği anlaşılıyor. Önce spotu okuyalım :

 

"Türban taktığı için okuldan atılan öğretmen Rahime Kayhan 'Kadınlara karşı ayrımcılık var' diyerek Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Ayrımcılık Komitesi'ne başvurdu. Komite, Kayhan'ın başvurusunu Türkiye'de kaybettiği davaları "kadına ayrımcılık yapıldığı" gerekçesiyle açmadığı için kabul edilebilir bulmadı. "

 

 İlerleyen satırlarda komitenin red gerekçesini de anlatıyor Hürriyet :

 

" Komite, bir buçuk yıl süren yazışmalardan sonra 27 Ocak 2006'da kararını aldı ve Kayhan'ın başvurusunu "kabul edilebilir" bulmadı. Yani baştan geri çevirip incelemeye bile almadı. Gerekçe olarak da Kayhan'ın Türkiye'de kaybettiği davaları "kadına ayrımcılık yapıldığı" gerekçesiyle açmadığını gösterdi. "

 

Görüldüğü gibi Rahime Kayhan , BM ' ye ayrımcılık dolayısı ile başvuruyor ama , Türkiye'deki davalarını  " kadına ayrımcılık "  gerekçesi ile açmadığı  ve başvurduğu uluslararası mercii de " BM kadına karşı ayrımcılık komitesi " olduğu için usul yönünden incelemeye alınmıyor. Ama Nur Batur bu haberi  sanki Ayrımcılık Komitesi tarafından bir inceleme yapılmış ve Başörtüsü yasağının  " kadına karşı ayrımcılık olarak görülmediği " sonucuna varılmış gibi lanse etmekten çekinmiyor. Bu konuda Hürriyet gazetesindeki gibi  çarpıtılmamış bir yorum için Doç. Zühtü Arslan'ın  " BM başörtüsüne hayır demiyor "   başlıklı yazısına bakılabilir.

 

İhtiyar başyazar Oktay Ekşi ' de üşenmeyip bir sütunu bu usul yönünden reddedilen başvuru için harcıyor.  Ve sürekli " Türbana son nokta " vaveylası döktürüyor.  " Allah kalemlerine kuvvet versin "  diyecek halimiz yok , bari    "Allah insaf ve vicdan versin "  diyelim.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Bekir L. Yildirim | Tarih: 2006-04-22 10:19:57
    Konu: Buyukustad veya amiral ayni sey
    Suat Bey Kardesim,

    Bu basortusu meselesi kalbime ozellikle yakin olan meselelerden biri. Bu konuda amiral gemisi ya da "buyukustad gemisi" (masonluga gondermemi oluyor?) her ne ise , ve malum guruhun birbirine baglanmis butun gemilerinin tavirlari kimseyi sasirtmamistir hehalde. 80 kusur yildir yapiyorlar bunu.

    Bu "son nokta konuldu", "samar gibi cevap", "laiklik dersi" edebiyatini artik ezberledik. Son noktalar cogaldi uc ve daha fazla noktalar oldu. Daha cok son noktalar koyacaklar ve bu kervan yuruyecek Insha-Allah. Bundan onceki son noktayi Leyla Sahin davasi ile koymuslardi bu buyukustadlar, amiraller, reis-i seckin cumhurlar, gizli anayasa mahkemecileri daha bilmem kimler. AIHM'nin "ben bu isi sizin ic hukukunuza birakiyorum" mealindeki kararini "AIHM basortusunu yasakliyor; bu konuda iyilestirmeler AIHS'ye aykiri olur" zirvaligina kadar goturebildiler en ust makamdakiler, milletin gozunun icine baka baka.

    Fakat, burdan kimse "aslinda AIHM veya CEDAW (BM Kadin'a Karsi Ayrimciligi Onleme Komitesi) adil kararlar veren orgutler ama tek problem onlarin verdikleri kararlari bizim laikcilerimiz carpitmalari" manasi cikarmasin. Bundan 7 yil kadar once saniyorum Baskent Kadin Platformu adli bir STk'nin ABD'deki bir CEDAW konferansina katilmasini o zaman bu BM orgutunun basnda bulunan bir Turk hatun tarafindan engellenmesi uzerine temasa gectigim bu hatun bu STK'nin 'Turkiye'deki maddi desteklerini aciklamiyorlarda ondan almiyoruz' demisti. Maalesef AIHM de Leyla Sahin ve Refah Partisi kararlari ile Avrupalilar icin AIHS kitabini bir tarafa firlatip bizdeki laikci fasistlerin hukuk kitabini baz alarak karar vermislerdir. Yani bizimkiler 'denize dusen yilana sarilir' misali onlardan adalet umarken onlar "Muslumanlar icin insan haklari ve laiklik" i bizden ithal etmislerdir. Temelde dunyadaki hakim guclerin iktidar kontrol aygiti, oyuncagi haline gelmis olan BM'den de cok farkli bir tavir beklemiyorum sahsen. Ama babamdan duydugum "yalanciyi sonuna kadar kovala" dusturu geregi veya en azindan tarihe kayit dusmek icin magdur hanimlarin ve butun muslumanlarin bu tur orgutlere bas vurmaya devam etmelerini yararli goruyorum. Yeni Safak'ta yazan "neye bu tur orgutlere gidiyorlarki" anafikrini isleyen bir hanim yazara da bircok Filistinli'nin hala toprak davalari icin Israil mahkemelerine gittigini hatirlattim. En azindan gelecek nesiller bunlari arsivlerde bulsunlar. Rivayet sanilir belki..

    Selam ve muhabbetlerimle

    Bağlantı »

  2. Yazan: GELENEK | Tarih: 2006-04-20 02:43:11
    Konu: düzeltme
    Müzmin bey ,

    HTML kodları yorumlarda çalışmıyor. O bakımdan kodları yorumunuzdan çıkardım.Yaptığını "büyükustad" tanımlamanıza da katılıyorum..Bu çifte gerçeklik gibi oldu :-)




    Bağlantı »

  3. Yazan: http://muzminanonim.blogspot.com/ | Tarih: 2006-04-19 06:41:52
    Konu: Başlıksız Yorum
    "Kartel medyasının Amiral Gemisi Hürriyet"

    Yanlis. Yanlis. Yanlis.

    'Buyukustad' gemisi olacakti


    Düzenleyen GELENEK gün: 20/4/2006 saat: 12:51

    Bağlantı »